ET

11 Ekim 2018

Modern, güçlü, zeki ve konuşan insanların ortaya çıkmasında en büyük etken. Araştırmalara göre 2,5 milyon yıl önce beslenme zincirimizde yerini aldığı ve bugün en önemli besin gıdamız olmaya devam etmekte. Hatta bir toplumun geleceğini, kaderini belirleyebilecek öneme sahip. Size “et” ten bahsediyorum. Sebze ve meyvelerin aksine kazanılması gereken çok değerli bir besin olarak hayatımıza girdi yani avlanma gibi tehlikeli bir çabadan sonra anca elde edebiliyordunuz.

İnsan avlanmayla birlikte açlık savaşını kazanmayı başardı ama ben bu sürecin hiçte kolay olmadığını düşünüyorum. Çözmesi gereken çok farklı yeni adımlar doğdu. Çiğ ete adapte olunması gerekiyordu. İç organlardan tutun dişlere kadar binlerce yıl sürecek ve vücut bu besin kaynağını tüketmeye uyumlu hale gelecekti. Diğer yandan da avladığı canlının etini dilimleme, pişirme, saklama yöntemlerini bulması gerekiyordu. Pişirme işleminin günümüzden 500 bin yıl önce uygulanmaya başladığı tahmin edilmekte. İnsan etin faydasını gündelik yaşamında hızlı bir şekilde görmüş olmalı ki vazgeçmeyip avlanmaya başladıktan çok uzun bir dönem sonra eti pişirmeyi öğrenmiş.

Tüketilen meyve ve sebzelerin aksine et çok daha doyurucu, yüksek protein ve enerji kaynağıydı yani insanlık için büyük bir sıçrama diyebiliriz.

Bir de şu önemli bilgiye dikkat çekmekte fayda var. Tarih boyunca et hep birleştirici bir unsur oldu. Çünkü insanlar et ihtiyaçları için bir araya gelip kendilerinden çok daha güçlü hayvanları avlamak zorunda kalıyordu. Tarih öncesi devirlerde insanların, birbirini öldürdüğüne, yaraladığına dair hiçbir duvar resmi ya da başka bir kanıt yok. Uzmanlar insanoğlunun, şiddet ve cinayetlere tarım toplumuna geçtikten sonra başladığı görüşünde. Buda etin sosyal hayattaki rolünü anlatmak için yeterli diye düşünüyorum.

İnsanın eti lezzetli bulmasının pek çok sebebi var. Etin lezzetli olması için pek çok unsur önem kazanıyor. Etin lezzetini belirleyen ise hayvanın ırkı, cinsiyeti, yaşı, beslenme yeri ve biçimi, kesim süreci, hatta kesimden sonra soğutulması belirliyor.

Bugün dünya üzerinde coğrafi ve kültürel farklılıklara göre  insanoğlu yaklaşık 50 farklı türden canlının etini tüketiyor. Bunlar içerisinde ise en fazla tercih edilen sığır, koyun, keçi, domuz ve kümes canlılarının etleri ilk sırayı alıyor.

Son yüz yılda tüketilen et miktarı artan nüfusa endeksli olarak %450 oranında arttığı görülmektedir. Devamlı artış gösteren bu talep birçok kesimi et kıtlığı yaşanacağı konusunda endişelendirmektedir. Bu durum bilim adamlarını laboratuvar ortamında ilk hamburgeri üretmeye itti. İneğin boyun kısmından alınan bir hücre ile başlayarak teknisyenler 142 gr lık bir köfte yapmak ve pişirmek için yeterli olan sığır eti kas dokusunu ürete bilmeyi başardı. Ama bu laboratuvar ortamındaki üretim biraz pahalıya mal oldu. Yaklaşık olarak 325.000 dolar.

İnsan için böylesine değerli bir besinin temel kurallara bağlı kalarak yani özünden koparmadan geliştirilmesini desteklemeyiz.

2050 yılına kadar dünya nüfusunun 9 milyara ulaşması bekleniyor. Çözülmesi gereken sorunların en başında yeme içme ihtiyacı olacak. Et ile beslenemeyen nesiller doğal olan gerekli enerji ve proteini alamadığında gelişimleri, eğitimler, enerjileri farklılık gösterecek buda yine gelecek nesillerde farklı sorunlar doğurabilir.

ET TÜKETİMİYLE İLGİ TÜYOLAR

Bir kere iyi bir kasabınız olsun. Mahallenizdeki en iyi kasabı bulun ve ona sıkı sıkı sarılın. Ve ondan alışveriş yapın. Hatta mümkünse aynı ustayı tercih edin.  İyi eti anlamak, hiçte kolay değil.  Çok hile kaldıran bir sektörden söz ediyoruz. Kötü ürünün birtakım müdahalelerle iyiymiş gibi gösterilebileceğini asla aklınızdan çıkarmayın.

Peki ne yapmalı? 

*Etin rengi ne kırmızı ne de bordoya çalmalı. İkisinin arasında bir rengi tutturmalı.

Asla mora çalmış bir eti satın almayın.

* Kokusu burnunuza, rengi gözünüze, tadı damağınıza hoş gelen eti tercih edin.

* Asla şıpır şıpır su damlayan eti almayın. Hacmi büyük göstermek için o ete su

enjekte edilmiş olabilir.

* Hazır kıyma almayın, mümkünse hazır olan ambalajlı hiçbir eti tüketmeyin.

* Yapacağınız yemeğe göre etinizi seçin.

Şunu da unutmayın: Ucuz etin yahnisi olmaz!

ESAS OLAN ÖZÜNDEN KOPMAYAN MUTLU CANLILAR YETİŞTİRMEK

 İyi bir et için beslenen canlıların mutlu olması gerektiğini özellikle vurguluyoruz. Mutlu bir canlı, doğru yemlerle beslenmiş ve uygun koşullarda yaşayan canlıdır. Fakat bu etin lezzetli olması için sağlanması gereken şartlardan sadece bir tanesidir. Bu canlının aynı şekilde doğru beslenmiş, doğru kesilmiş, doğru dinlendirilmiş ve doğru pişirilip doğru bir şekilde servis edildiğinde sizi lezzetini doruklarına çıkartacaktır. Stres içinde yaşayan hayvanın eti daha serttir ve lezzette mutlaka doğru olarak beslenmiş bir hayvanın etine göre lezzetsizdir.

Cüneyt Asan

 

 

 

 

 

 

 

YORUM

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.