Yemek, güç ve iktidar

16 Haziran 2016
kece

Yemek, bireysel bir eylem olarak yapılıyor olsa da sadece beslenmek anlamına gelmiyor. Yemeğin fizyolojik bir ihtiyacı karşılama dışındaki işlevlerinden biri de iletişim ve paylaşım. Aynı zamanda yemeğin güç ve iktidarla da doğrudan ilişkisi var…

Nietzsche, “Nerede yaşayan bir yaratık gördümse, orada güçlü olmak isteğine rastladım” derken haklıydı… Çünkü dünyayı avuç içine almanın kuvvetli, güçlü, sağlıklı ve iştahlı olmaktan geçtiğine dair bir inanç var. Bu inanç, insanın temel ihtiyaçlarından biri olan yemeğin, kültürel, psikolojik, sosyolojik ve ekonomik açılımları olan bir olgu olduğunun da kanıtı. Yemek, her şeyden önce insanın hayatta kalması için fiziksel bir zorunluluk. Herkesin yaşamını devam ettirmek için yemeğe, yemeği elde etmek için de paraya ihtiyacı var. İnsan ‘ekmek parası’ kazanmak için çalışmak zorunda. Yemekle ilgili uygulamalar ve alışkanlıklar tarihsel süreç içinde toplumun kültürel, coğrafi, ekonomik ve dini özelliklerine göre sürekli bir değişim içinde. Yemek hem bireyin hem de toplumun sosyo-kültürel dinamiklerini içinde barındırıyor.

Yemek ve toplumsal hiyerarşi
Bireysel bir eylem olarak yapılıyor olsa da yemek, sadece beslenmek anlamına gelmiyor. Yemekle ilgili uzlaşılmış toplumsal kurallar, tercihler ve yasaklar hem bireyin içinde yaşadığı topluma hem de ait olduğu toplumsal sınıfa göre değişiyor. Yemek toplumsal sınıf farklılıklarını simgeleyen önemli bir gösterge; çünkü yemekle toplumsal hiyerarşi arasında doğrudan bir ilişki var.

Yemek, güç ve iktidarın simgesi. Bunun en belirgin olarak ortaya konduğu yer ise kültürel öğeler tarafından şekillendirilen bayram, düğün, kutlama ve cenaze yemekleri gibi tören yemekleri. ‘Tören yemekleri’ ise hem yemeği düzenleyen hem de yemeğe katılanlar açısından maddi gücün ve statünün göstergesi. Yemeğin verildiği yer, ikram edilen yiyecek-içecekler, bunların ikram şekilleri ve kullanılan eşyalar, yemeği düzenleyenin maddi gücünü, statüsünü ve iktidarını yansıtıyor. Aynı durum, yemeğe katılanlar için de geçerli; gücü ve iktidarı olan kişilerin oturdukları yerler, yiyip içecekleri şeyler ve bunların sunum şekilleri, onların gücüne ve iktidarına atıfta bulunacak şekilde farklı ve özel oluyor.

kece2

Güç ve iktidarın yemekle ilişkisi, yemekte oturulan yer ve yiyeceklerin sunumundan ibaret değil. Bu toplumsal hiyerarşi aynı zamanda bazı yiyeceklerin tüketim hakkının belirli toplumsal sınıflara ait olmasında da belirleyici rol oynuyor. Örneğin, bazı yiyecekleri toplumsal olarak üstün, yüksek statülü, zengin sınıf yiyebilirken; bazı yiyecekler ise alt seviyedeki, düşük statülü, fakir sınıfa ait olarak kabul ediliyor.

Yemek ve iletişim
Yemeğin fizyolojik bir ihtiyacı karşılama dışındaki işlevlerinden biri de iletişim ve paylaşım. Yemek, ailenin sosyal etkileşimi açısından da önemli. Ailece yenen yemek, herkesin yoğun işleri arasında birbirine vakit ayıramadığı günümüz yaşam koşullarında, aile bireylerinin birbirlerini görmesine ve birbirleriyle konuşmasına olanak veren önemli bir iletişim aracı.

Yemek, ailede de güç ve iktidarın simgesi. Evde yemek yapma görevi çoğu toplumda kadına yıkılıyor. Kadının çalışıyor olması fark etmiyor; çünkü toplumsallaşma sürecinde, erkeğin maddi gücü sağlaması, dolayısıyla da iktidarı elinde tutması, kadının ise bu maddi güce muhtaç ve bu iktidar altında evde olması, çok yanlış bir şekilde yemek yapmayı kadının asli görevi haline getirdi. Aile yemeklerinde de güce ve iktidara atıfta bulunularak yemeğin servisinin ilk yapıldığı kişi, evin erkeği ya da evdeki en yaşlı erkek oluyor; hatta çocuklarda bile erkek çocukların servisi kızlardan önce yapılıyor.

Yemek, aile dışında da iletişim ve paylaşım ortamı yaratıyor. İş yemekleri, dost yemekleri, konuk ağırlamak için restoranlarda yenen yemeklerde, hesabın ödenmesi sırasında güç ve iktidar yine devreye giriyor. Kendini diğerlerinden güçlü gören ya da iktidar sahibi olan kişinin hesaba uzanıp diğerlerini bir hamleyle ekarte etmesi, kimin daha güçlü olduğunu göstermeye yönelik bir mesaj içeriyor. Ancak günümüzün hız çağında, yemek kültürünün de hızlı bir değişim geçirdiği, hazır ve hızlı yiyeceklerin yemek ritüellerini, dolayısıyla da yemeğin güç ve iktidar simgelerini ortadan kaldırmaya başladığı bir gerçek.

Cem Keçe

Dr. Cem Keçe

YORUM

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.