Mahallenin kasabı

9 Eylül 2015

“En çok pirzola, bonfile, antrikot gibi ızgaralık etler satılıyor. Gençler fazla uğraşmak istemiyor, ızgara kolaylarına geliyor”
Alaattin Öneş – Topağacı Kasabı

İstanbul’un eski ve güzel semtlerindendir Topağacı. Yanı başındaki Teşvikiye ve Nişantaşı’na kıyasla sessiz, sakin ve huzurludur. Kasabı, bakkalı, manavıyla esnafı esnaf gibidir. Teşvikiye Karakolu’nun karşısındaki sokaktan aşağıya doğru inerken sağdaki Hacı Emin Efendi Sokağı’na girince hemen karşımızda buluyoruz semtle aynı adı taşıyan kasap dükkânını. Topağacı Kasabı’nın 50 yıllık hikâyesini Alaattin Öneş’ten dinliyoruz. “50 senedir buradayım. Daha önce sokağın köşesindeydi dükkânımız, 87’de buraya taşındık. Ağabeyim Nuri Öneş açtı dükkânı, birlikte çalışıyorduk. Şimdi sadece ben varım.” Kasaplık baba mesleği Öneş ailesinde. Alaattin Bey’in babasının da Üsküdar’da kasap dükkânı varmış. Mesleğe dair tüm bildiklerini babasından ve ağabeyinden öğrenmiş.

“Topağacı’nın eski havası yok artık, o eski insanlar yok” diyor Alaattin Bey. Geçmişi yad ediyor özlemle. O zamanlar mesleğinin, kasaplığın nasıl değerli olduğunu anlatıyor. Müşteriden öte dostu, ahbabı olan o güzel insanların bir kısmı terk-i diyar eylemiş. Bir kısmı da taşınmış başka uzak diyarlara. Ama uzaklara gitseler de etlerini Topağacı Kasabı’ndan alanlar varmış hâlâ. Kemerburgaz’a, Çekmeköy’e, Ömerli’ye et gönderiyor Alaattin Bey. Sohbet ederken dükkândaki eski terazi gözümüze çarpıyor hemen. 30 yıllık teraziyi değiştirmemiş, elektronik terazilerden almamış. Sebebini de şöyle açıklıyor: “Bu daha güvenilir, hak geçmiyor.”

Eskiden günde 200 kg et satarlarmış, şimdi 70-80 kg civarında ancak satılıyor. Kuzu eti makbulmüş o zamanlar, artık en çok dana isteniyor. “Hangisi daha sağlıklı?” diye soruyoruz. “Dana eti yağsız. Kuzu pirzolanın yarısı kemik ve yağlı oluyor. Ama son iki senedir kuzu etine yönelme başladı. Doktorlar ‘kuzu eti yiyin’ diyor. Ama kendileri gelip kuzu eti alıyor mu? Almıyor. Ben dana etini tercih ediyorum. Çünkü etin ne olduğunu biliyorum. Etlerimiz Trakya yöresinden. Susurluk, Çanakkale, Biga’dan geliyor” diyor.

En çok ızgaralık etler satılıyormuş dükkânda. Pirzola, bonfile, antrikot… Nedenini ise şöyle açıklıyor: “Gençler, hazır ne varsa onu alıyor. Evde uğraşmak istemiyorlar, ızgara kolaylarına geliyor”. Kasaplık işinde güven çok önemli Alaattin Öneş’e göre. Pek çok kasaptan duyduğumuz cümleyi ondan da duyuyoruz: “Kasabınızı ve berberinizi değiştirmeyeceksiniz”.

Yazı: BİRGÜL KOPUZ
Fotoğraflar: ALTAN AYKAN

YORUM

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.