Ünlü esnaf lokantaları: Lades’te mideniz aldanmaz

5 Ağustos 2016

45 yılı geride bırakan bir esnaf lokantası Lades. Bunca yıldır, lezzetten ve kaliteden ödün vermeden, kendi müdavimlerini yaratmış bir mekân. Restoranların sürekli isim değiştirdiği, açılıp kapandığı İstanbul’da, üstelik Beyoğlu gibi kozmopolit bir yerde yıllardır ayakta kalmanın sırrı sloganlarında gizlidir belki de: İnsan aldanır, mide aldanmaz…

“Caddedeki yürüyüşünüze devam etmeden önce hemen solunuzdaki Sadri Alışık Sokağı’na bir göz atın. İstiklal Caddesi’nin en lezzetli yemeklerini yapan Lades Lokantası’nı göreceksiniz, bugün ya da başka bir zaman mutlaka uğrayıp midenizi şenlendirin.” Yazar Ahmet Ümit, Beyoğlu’nu anlattığı bir yazısında böyle bahsediyor Lades’ten. Beyoğlu, İstiklal Caddesi’nde Ağa Camii’nin tam karşısındaki Sadri Alışık Sokak’tan içeriye girince, sağlı sollu iki tane Lades tabelası görürsünüz. Sol taraftaki menemenci de çok ünlüdür ama biz esnaf lokantası olan sağ taraftaki Lades’ten bahsedeceğiz bu yazıda. Gayet uygun fiyatları ve lezzetli yemekleri ile tam 45 yıldır iyi yemek düşkünlerini ağırlıyor Lades Restaurant. İki katlı mekânın giriş katında, arka bölümde yer alan tezgâhta yemekler sergileniyor; önce gidip yemeklerinizi seçiyor, siparişinizi verip masanıza yerleşiyorsunuz. Eğer şanslı gününüzdeyseniz mekânın sahibi Adem Çelikkol dükkândaysa, güler yüzü ile sizi karşılıyor, hatırınızı soruyor.

Tarlabaşı’ndan İstiklal Caddesi’ne
İlk Lades, Lades Muhallebicisi olarak 1969 yılında Tarlabaşı’nda, Ahmet Çelikkol tarafından açılıyor. 1972’de Adem ve Mehmet Çelikkol kardeşler bugünkü Lades Menemen’in olduğu dükkânı, 1986’da da Lades Restaurant’ı açıyorlar. Adem Çelikkol, 2003’te ağabeyi Mehmet Çelikkol’u trafik kazasında kaybedince yeğeni İlker Çelikkol ve kızı Esra Çelikkol ile birlikte Lades’i ayakta tutmaya devam ediyor. Yani Lades tam anlamıyla bir aile işletmesi.

lds1

Turizm eğitimi almış ve ilk başta baba mesleğine mesafeli duran Esra Çelikkol işin içine girdikten sonra büyük keyif almaya başladığını söylüyor: “Sadece bir esnaf lokantası değil Lades; sanatçısından öğrencisine, beyaz yakalısından turistine kadar herkes geliyor. Örneğin geçenlerde bir çift, BBC televizyonunda Lades’i tanıtan bir program izlemiş. Anadolu Yakası’ndan kalkıp geldiler ve çok memnun kaldılar. Bu tip şeyleri yaşamak insanı çok mutlu ediyor. İlk başlarda beni kasada görenler Lades el değiştirdi diye çok korktu. Sonuçta 45 yıllık bir restoran burası, içine girdiğimde mutlaka devam ettirilmesi gerektiğini anladım. Babama, amcama bu markayı yarattıkları için çok şey borçluyum. Umarım biz ikinci kuşak olarak devam ettirebiliriz.”

Pazartesi döner, salı günü ciğer
Adem Çelikkol doğma büyüme İstanbullu, Arnavut göçmeni bir aileden geliyor. Çelikkol, sadece menemen için giriyor mutfağa, günlük olarak değişen yemekleri yıllardır yanında çalışan aşçılar yapıyor. Her gün 20-25 çeşit yemek çıkıyor. Şöyle bir tezgâha göz atıyoruz… Neler yok ki! Kuzu tandır, kuzu incik, rosto, biber dolması, yaprak sarma, beğendili kebap, orman kebabı, çeşit çeşit sebze yemekleri. Tavuk suyu çorbası her derde deva. Kompostolar iştah açıcı. “Tandırımız çok lezzetlidir” diye giriyor söze Adem Bey, biz yemekleri incelerken: “Kuzu etinden yapıyoruz. Menümüz aşağı yukarı her gün değişiyor ama her gün çıkan yemekler de var. Bir de haftada bir gün çıkan özel yemeklerimiz var. Örneğin pazartesi ve perşembe günleri döner, salı günü Arnavut ciğeri, cuma günleri kadınbudu köfte, kışın salı günleri işkembe, perşembe günleri paça çorbası.” Müdavimler hangi gün ne yemeği çıktığını iyi biliyor, ona göre geliyor Lades’e. Adem Bey’in en sevdiği yemek ise enginar, mevsiminde her gün mutlaka 1-2 tane yiyor.

lds2

Ünlü müdavimleri de var
Lades, müdavimleri olan bir esnaf lokantası. İlk açıldığından bu yana gelen ve hep aynı masaya oturmak isteyenler bile var. Gelenler çoğunlukla birbirini tanıyor, masalar arası sohbetler ediliyor. “Kimisi tandır yer, kimisi sebze sever. Bazıları ille de yağlısını ister, bazıları yağsızını. Kim, neyi sever, az mı yoksa çok mu yer biliriz. Mesela 1’i 5 geçe ekibi vardır, onlar hep aynı saatte gelirler” diyor Adem Bey ve Lades’in meşhur helva günlerini anlatıyor: “Pazartesi günleri helva günümüzdür. Bir önceki gün yani pazar günleri Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın maçları olur. Bu üç büyük takımdan hangisi yenilirse, ertesi gün Lades’te helva kavrulur, gelenlere dağıtılır. Sırf bu helvadan yemek için gelenler bile olur.” Lades’in müşterileri arasında pek çok ünlü isim de var. Meltem Cumbul, Yiğit Özşener, Güven Kıraç, Ahmet Ümit, Kadir İnanır bu ünlü isimlerden sadece birkaçı.

Beyoğlu’nun bozulduğunu düşünenlerden Adem Bey. Mağazaların, restoranların sürekli açılıp kapanmasını, el değiştirmesini kalitesizliğe bağlıyor: “Bu sokakta biz geldiğimizde bir tane işkembeci ve karakolun köşesinde bir köfteci vardı. Şimdi ise 200 metre mesafede yemek yenilecek 14 tane yer var. Eski güzel mağazaların, restoranların yerini fast-food’cular aldı. Bizim bir sloganımız var: İnsan aldanır, mide aldanmaz. Biz, kaliteli malzemeler kullanarak yemeklerimizi yapıyor ve fiyatlarımızı uygun tutuyoruz. O yüzden de bir gelen tekrar geliyor.”

Eğer yolunuz Beyoğlu’na düşerse Lades’e bir uğrayın. Adem Bey’e “Merhaba” deyin, o gün neyi tavsiye ediyorsa mutlaka deneyin. Günün yemeğini ihmal etmeyin. Bir de bakmışsınız siz de Lades müdavimlerinin arasına katılmışsınız bile. Tavuk suyu çorbanın tadına baktıysanız, zaten başka türlüsü mümkün değil.

Röportaj: Birgül Kopuz
Fotoğraflar: Altan Aykan

YORUM

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.